• Paz. Kas 28th, 2021

Ödemiş'in İlk ve Tek Kültürel Çıkış Noktası!

‘TOPLUM, İKTİDARA GÜVENMİYOR’

Bynehir nagehan sayal

Kas 19, 2021

CHP Tarımdan Sorumlu Genel Başkan Başdanışmanı ve Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal, Ödemiş ziyaretinde; AKP’nin tarım politikalarını eleştirirken CHP iktidarında hayata geçirecekleri tarım politikaları da anlattı.

Sarıbal, “Bu ülkenin tarımını yeniden inşa edecek cesarete ve güce sahibiz. CHP iktidarında çiftçimiz kazanacak” dedi. Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Tarımdan Sorumlu Genel Başkan Başdanışmanı ve Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal, CHP Ödemiş İlçe Başkanlığı’nda bir basın açıklaması gerçekleştirdi. Programda; CHP İzmir İl Başkanı Deniz Yücel, İlçe başkanları ve il yönetim kurulu üyeleri, Ödemiş Belediye Başkanı Mehmet Eriş de yer aldı. Sarıbal, AKP hükümetinin tarım politikalarının eleştirirken CHP iktidarında hayata geçirecekleri tarım politikalarını da anlattı. Açıklamanın ardından CHP Heyetinin Sarıbal’ın başkanlığında, bölgedeki çiftçi ve üreticileri ziyaret edeceği, kooperatiflerle bir araya geleceği belirtildi. CHP Tarımdan Sorumlu Genel Başkan Başdanışmanı ve Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal’ın, öne çıkan açıklamaları şöyle: İZMİR ÖRNEĞİ Sözün bittiği yerdeyiz. Kocaman ülkenin 20 yılda ne hale geldiğini içimiz acıyarak izliyoruz. İzmir, Türkiye’nin en güzel illerinden biri. Cumhuriyet döneminde tarımda devrim yapan Ulu Önderimiz Mustafa Kemal Atatürk’ten sonra İzmir’de Aziz Kocaoğlu ile başlayan Tunç Soyer ile devam eden, bütün ilçelerimizde büyük bir emekle sürdürülen tarıma ve çiftçiye destek çalışmaları var.

‘KRİZ DAHA DA DERİNLEŞİYOR’

Şunu da gördük; paranız olsa da aç kalabileceğimizi gördük. Kovid-19 döneminde eğer paramız olmasa ya da lojistik olanaklar kısıtlı olsa bu topraklarda açtık. Sadece biz değil dünyanın çok büyük kısmı açtı. Ülkeler kendi üretim modellerinden vazgeçtiği, ithalatı tercih ettikleri için böylesi riskli bir durumla karşı karşıya kaldık. Bu ülkede her gün 1 milyon insan yatağa aç giriyor. Toplumun çok büyük kısmı yeterli beslenemiyor. Bu ülkede ciddi bir gıda krizi var. Kendi topraklarımızda üretmeyip ithalata dayandığımız için büyük kriz içerisindeyiz. Toplumun yüzde 60’ı ne yazık ki yeterli geliri elde edemediği için gıda krizi yaşıyor. Çiftçi zarar ediyor. Köylü kırı terk ediyorsa, tüketici akşam saatlerinde pazara gidip fiyatların düşmesini bekliyorsa ya da pazar bittikten sonra arta kalan ürünlerini çocuğuna götürme durumundaysa orada kriz vardır. Kriz daha da derinleşiyor.

‘TOPLUM, İKTİDARA GÜVENMİYOR’

Hükümet yetkilileri faiz açıkladılar. Faizde düşüş oldu, dolar tavan yaptı. Bu şudur; bir ülkede iktidar artık hiçbir şeyi kontrol edemez noktaya gelmiştir. Sizin indirdiğiniz faiz eğer toplum tarafından olumlu algılanmıyorsa, dövize talep hızlıca artıyorsa orada ciddi bir para politikası krizi vardır. Artık sizin sözünüze kimsenin güvenmediği anlamına gelir. Toplum artık iktidara güvenmiyor. Türkiye’nin çok acil bir erken seçime ihtiyacı vardır.

‘ÇİFTÇİ-ÜRETİCİ ZARAR EDİYOR’

Bu bölge süt sanayisinin en önemli bölgelerinden biri. Bir litre süt ile 1 buçuk kilogram yem alamıyorsanız hayvancılığı sürdüremezsiniz. Şu an 1 litre süt 3.2 liradır, primle beraber 3.5 lira, bugün 1 kilo yem hemen hemen 4 liraya yaklaştı. Yani 1 litre sütle 1 kilo yem bile alamıyorsunuz. Yani süt üreticisi açık bir şekilde zarar ediyor. Et üreticisi… Bir kilo kırmızı etle en az 26 kilo yem almalısınız. 1 kiloyla en fazla 15 kilo yem alıyorsunuz. Kırmızı et üreticisi de ciddi zarar ediyor. Çiftçinin elinden buğday gitti. Buğday üretimini teşvik etmek yerine ithalatı teşvik politikası uygularsanız böyle olur. Gübre fabrikalarını özelleştirdiler. Bugün ne yazık ki çiftçi buğday ekmiyor ekse de gübre atmıyor. Şeker pancarına ekim kotası getirdiler. Onun yerine bizi mısır şurubuna yönlendirdiler. Bugün zeytin bahçelerine gideceğiz. Zeytin üreticisi şu an da adeta zarar ediyor. Oysa Yunanistan zeytin yağı litresine 10 liraya yakın destek veriyor.

‘İKTİDARIMIZDA ÇİFTÇİMİZ KAZANACAK’

İtibardan tasarruf olmaz diyebiliyoruz, yazlık saraya, uçan saraya para bulabiliyoruz, gitmediğimiz havaalanı, geçmediğimiz yol-köprü için garanti alınıyor değil mi? Oysa bir ülkenin vicdanı, aklı varsa, bilim ve geleceğe inanıyorsa gıdanın hak olduğuna inanıyorsa gıda hakkı içinde garanti verilmeli. Anayasa çok açık; ‘bir devlet, toplumun yeterli düzeyde beslenmesi, yeterli gıdaya ulaşması için her türlü tedbiri almak zorundadır’ diyor. Çiftçinin ürettiği ürüne garanti vermelisiniz. Çiftçisi mutlu olmayan, kalkınmayan bir toplumun tarımda ilerlemesi, gıda sorununu, tarımda üretim sorunun çözmesi imkansızdır. CHP iktidarında çiftçimiz kazanacak.

CHP’NİN TARIM POLİTİKALARINI ANLATTI

CHP’nin tarım politikaları çok açık; Tarım topraklarımızı koruyacağız. Ama lafta değil. Amasız fakatsız, tarım topraklarımızı koruyacağız. Planlamamızı yapacağız, hangi ürünü nerede ne kadar üreteceğimize karar vereceğiz. Türkiye’nin zaten bölgelerine dağılmış tarım modeli var. Çiftçinin birikmiş, sadece bankalara 152 milyar, Tarım Kredi Kooperatifine 10 milyar civarında borcu var. Mazot-İlaç-Gübre Bayii’ne borçları var. 2002 yılında çiftçi sayısının en yüksek olduğu tarihte 2 milyon 780 bin çiftçimiz vardı, bugün kayıtlı çiftçi 2 milyon civarında. O gün 2.4 milyar olan borç, bugün toplamda 162 milyar TL. Çiftçinin borcu 90 kat arttı. Borçları yapılandıracağız, faizleri sileceğiz, kalan borçları da çiftçinin üretim modeline göre ödeyebileceği şekilde yapılandıracağız. Yeni bir sigorta sistemini hayata geçireceğiz. Şu anki sigorta sistemi ekili arazinin yüzde 26’sını karşılamaktadır. Yeni sigorta sistemi yapacağız, çiftçinin tarlasındaki ürünü sigortalayacağız. Alım garantisi ve taban fiyatı… Mazot fiyatları her gün değişiyor, gübre fiyatı belli, çiftçinin emeği belli, tohum fiyatı belli. Bütün bunları değerlendirip bir taban fiyatı oluşturacağız. Makul bir kar da koyacağız. Bu fiyatın altında indiğinde zarar etmeyeceğinin garantisini vereceğiz. Çiftçinin en büyük girdileri; yem, gübre, mazot, tohum ve elektrik-su paraları… Bu girdileri mutlaka planlamalıyız. Girdileri kontrol altına alacağız. Çiftçinin tarımsal üretim araçlarına haciz gelmeyecek. Burada hukuki düzenleme mutlaka yapılacak. Tüm kamu kurumlarını yeniden aktif hale getireceğiz, çiftçinin kara gün dostu olacak. Çiftçinin örgütlenmesine destek olacağız. Peki parayı nereden alacağız? Para vardı ama iktidar parayı ithalat için kullandı. İthalatı minimuma çekeceğiz ve planlamayı hayata geçireceğiz.

‘TARIMI YENİDEN İNŞA EDECEĞİZ’

Tarımın sorunu ekonomik değil. Müteahhide, yabancı şirketlere, 5’li çeteye para var o zaman para var demektir. Teknoloji sorunumuz yok. Bilim insanlarımız var. Sorun politik. İktidar, bir tercih yaptı böyle bir modelle çıktı, bugünleri öngöremedi, her şey istedikleri gibi gidecek sandı. CHP iktidarında tüm sorunları çözebiliriz. Akılla, dayanışmayla, hep birlikte düşünmeyle, sektörün içindeki paydaşları bir araya getirerek onların da fikirlerini alarak bu ülkenin tarımını yeniden inşa edecek cesarete ve güce sahibiz. Biz, demokrasiden, özgürlüklerden, insan haklarından yana, çocuklarımızın insanca yaşayacağı, çiftçimizin onurlu bir iş ve gelirle taçlandırılacağı bir gelecekten bahsediyoruz. Bunu hep birlikte başaracağız. Yaşasın CHP, yaşasın dayanışma.

‘KÖYLÜ MİLLETİN EFENDİSİDİR’

CHP İzmir İl Başkanı Deniz Yücel ise şunları söyledi: “Tarımın başkenti diyebileceğimiz Ödemiş’teyiz. Bir dizi kooperatif ziyareti yapacağız, üreticilerle bir araya geleceğiz. Sonrasında da il yönetimi ve ilçe başkanlarımızla birlikte değerlendirme toplantısı yapacağız. Ülkenin durumu malum, dolar-euro artışı çiftçinin üreticinin tarım ve hayvancılıkla uğraşanların sırtındaki yükü her geçen gün daha da artırıyor. Tarımda üreticiyi koruyan politikalar yok, yem gübre fiyatlarında yaşanan artışlar tarım ve hayvancılıkla uğraşan vatandaşları can çekişme noktasına getirdi. Mazot maliyeti ve girdi maliyetlerine baktığımızda batma noktasına gelen tek çiftçi Türk çiftçisi. Tüm bunlara rağmen ‘her şeyin en iyisini ben bilirim’ anlayışıyla ülkeyi yöneten şahsım hükümetinin tarım ve hayvancılıktaki yansıması Tarım Bakanı ‘zarar eden çiftçimiz yok’ diyebilecek kadar olaylara Fransız. Bu sorunları CHP iktidarında çözebilecek güçteyiz. Ulu Önderimiz Mustafa Kemal Atatürk’ün dediği gibi köylü milletin efendisidir. Biz bunu gerçek anlamda hayata geçireceğiz. Büyükşehir Belediye Başkanımız Sayın Tunç Soyer ve Ödemiş Belediye Başkanımız Sayın Mehmet Eriş’e tarıma desteklerinden dolayı teşekkür ediyorum.”

‘SEÇİM ARİFESİNDEYİZ’

Ödemiş Belediye Başkanı Mehmet Eriş, “Seçimin arifesindeyiz, lami cimi yok. Bu hafta, bunu daha da netleştirdi. Tarımın kenti olmanın hem güzelliğini hem zorluklarını yaşıyoruz. Biz de yerel yöneticiler olarak üretimin olduğu yerde üreticinin hayatını kolaylaştırma sevdasındayız. Bölgemiz, kooperatif adına örnek bir bölge. Çekim noktası olmayı becerebilmeliyiz. Yolumuz açık olsun” ifadelerini kullanırken CHP Ödemiş İlçe Başkanı Hamdi Halis de “Partimizin bugünkü buluşması çaresiz üreticilerimize umut olacaktır. Bölge insanımız çare CHP noktasındadır” dedi.


İlgili Haberler