• Paz. Kas 28th, 2021

Ödemiş'in İlk ve Tek Kültürel Çıkış Noktası!

PAKİZE ŞENYILMAZ

Byadmin

Eyl 5, 2021

Mehmet Bey ile Selime Hanım’ın kızı Pakize Şenyılmaz 1919 yılında Bulgaristan Cumayıbalâ’da doğdu.

“1936’da Bulgaristan göçmeni olarak Türkiye’ye geldik. Bir hafta İstanbul’da kaldık. 30 Ağustosta ilk Türk şenliğini gördüm. Çok mutlu oldum. Okumak amacıyla buraya geldim ama Ödemiş’te o zaman lise olmadığından okuyamadım.

Dört kardeşim ölmüştü. Bir tek ben aldığım için annemi İstanbul’da bırakamadım. 1936’da akrabalarımın yanına Ödemiş’e geldim. 1939’da evlendim. Eşim de terziydi. İkimiz de Bulgaristan’da terzilik kursu gördük. Dikişten çok zevk aldım. Güzel bir giysi gördüğümde tüm benliğimi ona veriyordum. Eşimi 1979’da kaybettim. Üç oğlum, bir kızım var. Okumayı çok severim. Uğur Mumcu’yu sürekli okurdum.”

Ödemiş’in tanınmış terzilerinden Pakize Şenyılmaz yukarda okuduğunuz
şekilde anlatmıştı kendisini ve ailesini yirmi yıl önce. 12 Ağustos
2015’te aramızdan ayrıldı yılların terzisi. Onu tanımayan yoktu
Ödemiş’te. Kendisinden sonra terziliğe başlayan Mefkure Bıldır, ablam
Nermin Açıkalın gibi çoğu terzi mesleklerini bıraktıktan sonra bile
terziliğini sürdürdü Pakize Abla…

Evimize yakın yerde oturduklarından, tüm aile bireylerini görürdüm
çocukluğumda. En büyük oğlu Doğan, sokak komsumuz Erol Ağabey’in yakin
arkadaşıydı. Sık sık gelirdi yanına. Kızı Neşe Yapı Kredi Bankası’nda
çalışıyordu. Ailesi arka sokakta oturan Hava Albayı Nihat Ağabey ile
evlendi. Nihat Ağabey’in ağabeyi İbrahim Yorgancıoğlu’nun yorgancı
dükkanı vardı Yorgancılar Çarsısı’ndaki dükkanımızın karşısında.

Aradan uzun yıllar geçti… Pakize Abla’nın ortanca oğlu Yüksek Orman
Mühendisi Akın Şenyılmaz (74) ile görüştüm gecen hafta. Annesini
anlatmasını istedim ondan. “ Annem çok güzel Fransızca biliyordu,
“dedi ve sözlerini sürdürdü, “Bulgaristan’da öğrenmiş. Ortaokulu
bitirmiş orada. Ödemiş’e gelince öğrenimine burada devam etmek
istemiş, ama orta birinci sınıftan başlamasını istediklerinde, kendine
yakıştıramamış ve okuyamamış. ”

“Biz evimizde hiç kavga, gürültü duymadık. Anneannem vardı. Evin bütün
işlerini o çevirirdi. Annem devamlı çalıştığı için ev işlerini o
yapar, güzel yemekler pişirir, baklavalar yapardı. 1978’de vefat etti.
Altı ay sonra 1979’da babam vefat etti. Bütün yuf annemin üstüne
kaldı. Annemin bundan sonraki ömrü iğne ile kuyu kazmağa benzer. Bütün
çabaları çocuklarını okutmak içindi. Babam için söylemek istediğim,
onu gerçek bir demokrat olduğudur.”

Akın Şenyılmaz, Ödemiş Lisesi’ni bitirince, ağabeyi Doğan’ın lise
arkadaşı Erol Tuncel gibi hava subayı, pilot olmak istemiş. “Erol ağabey
benim idolümdü. Hava Harp Okulu’nun giriş sınavlarında ikinci oldum,
ama renk körlüğünden kazanamadım. İstanbul Orman Fakültesi’ne 349 fen
puanı ile girdim. Puanları 330’un altında olmayan 136 kişi aldılar o
yıl. Ormancılığı sevdim. İstanbul Ormancılık Fakültesi’nden Yüksek
Orman Mühendisi olarak mezun oldum. Kardeşim Veli (72),  Yüksek Kimya
Mühendisi oldu. Ağabeyim Doğan (81), Ege Üniversitesi, Ziraat
Fakültesi’ne girdi. Zooteknik 4. Sınıftaydı. Evlenince okulu bıraktı.
Yedek subay öğretmen olarak askerliğini yaptı. Ziraat Bankası’na
girdi. Çoluk çocuğa karışınca üniversite öğrenimi sekteye uğradı.
Doğan Ağabeyimin esi vefat edeli epey oldu. İki kızı var. Bilge
Bolu’da avukat. Küçük kızı Belgin Konya, Meram’da oturuyor. Ağabeyim
Düzce depreminden sonra Konya’ya taşındı, kızı ve torunuyla yaşıyor.
Ablam Neşe Yorgancıoğlu’nun ((78) bir oğlu, bir kızı var. Esi Hv Alb
Nihat Yorgancıoğlu, Isparta’ya otobüsle giderken Torbalı’da trafik
kazasında öldü. Benim bir oğlum, bir kızım vardı. Oğlumuzu 5 Ağustos
2009’da 35 yaşındayken kalp krizinden kaybettik. Annemle Ahrandı’da
yatıyorlar.”
Akın Şenyılmaz, 1970-1972 yıllarında Çanakkale’de görevliyken,
Kabatepe İskelesi’ne inerken sağ yana fıstık çamları ekmiş. “ 2016’da
oraları ziyaret ettiğimde kendi ellerimle ektiğim fıstık çamlarını
koca ağaç olarak görmek çok mutlu etti beni…” diyor.