• Per. Eki 21st, 2021

Ödemiş’in İlk ve Tek Kültürel Çıkış Noktası!

Ödemiş Türk Ocağı – 1912-1931

Byadmin

Haz 20, 2021

Osmanlı Devleti’nin 19. yüzyıldan itibaren giderek zayıflaması ve Fransız İhtilâli’nden sonra Avrupa’da yükselen milliyetçilik hareketleri, Balkanlardan başlamak üzere; Hıristiyan ve Türk olmayan Müslüman tebaa arasında ayrılıkçı fikirlerin yayılmasını hızlandırdı. Bunların önüne geçmek için ‘Osmanlıcılık’ ve ‘İslamcılık’ gibi akımlar geliştirilmek istense de, Osmanlı ülkesinde baş gösteren ayrılıkçı hareketleri önlemek mümkün olmadı. Ayrılıkçı düşüncelerin fiiliyata dönüşmesiyle, Osmanlı coğrafyasında yeni devletler kuruldu, Osmanlı sınırları küçüldü. Tepki olarak, Türk Milliyetçiliği bilincini öne çıkaran geniş bir kadro ortaya çıktı.

1908’de ikinci Meşrutiyetin ilanı ile birlikte iktidara gelen İttihat ve Terakki Cemiyeti de, ne siyasi istikrarı sağlayabilmiş, ne de ayrılıkçı faaliyetlerin önüne geçememişti. Bu durum, ülkenin dertleri ile ilgilenen genç aydınları ülke ve millet sorunlarına çareler aramağa yöneltiyordu. Türkçülük düşüncesini yayacak ve yaşatacak Türk Ocağı Cemiyeti 25 Mart 1912’de faaliyete geçti.

Hamdullah Suphi’nin başkanlığında büyük bir gelişme gösteren Türk Ocağı’nın 1918’de şube sayısı 25’e ulaştı. Bu şubelerden birisi de Şubat 1915’te kurulan Ödemiş şubesiydi. Yunan İşgali ile kapanan Ödemiş Türk Ocağı, Milli Mücadele zaferlerle sonuçlanınca 1922’nin Kasım ayında çalışmalarına yeniden başladı. Ödemiş Ocağı, Cumhuriyetin ilanından sonraki dönemde devrimlerin başlıca destekçisi ve yayıcısı oldu. Doç. Dr. Günver Güneş, “Ödemiş Türk Ocağı ve Faaliyetleri (1923-1931)” başlıklı makalesinde, dönemin gazete ve belgelerinden yararlanarak, Ödemiş Ocağı’nın faaliyetlerini ayrıntılı olarak incelemiştir.

Ödemiş Ocağı, Kurtuluş Savaşına katılmış kadroların öne geçtiği bir grup tarafından kurulmuştur. Ocak merkezi olarak, günümüz Türkocağı Sokak girişindeki Ermeni Mektebi kullanılmıştı. Ödemiş Türk Ocağı’nın ilk üyesi ve ilk reisi Ali Orhan İlkkurşun olmuştur. 1924 yılından başlamak üzere, yönetimde görev alan kimseler arasında; Şükrü Konuk, İbrahim Yayla, Doktor Rıza, Kolağasızade Uncu Şuayip, Lomlu İsmail Fehmi, Bedri Bey, Paşazade Mehmet, Noter Katibi Tayyip Bey, Avukat Sabri Bey, Ticaret Odası Başkatibi Kemal, Doktor Rıza, Kaymakam Vekili Sait gibi isimler vardı. Ödemiş Türk Ocağı kapanış tarih olan 1930 yılına kadar 302 üyeye sahip aktif bir teşkilattı.

Ödemiş Türk Ocağı’nın kütüphanesini Refik Şevket İnce bağışlamıştır. 1928’de Ocak bahçesi yeniden düzenlenerek; saz ekibi, dans ve tiyatro için uygun sahne oluşturuldu. 1 Kasım 1928’de yeni Türk harflerinin kabulü sonrasında Türk Ocakları yeni alfabenin halka benimsetilmesi konusunda yürütülen kampanyalarda dokuz Okuma Odası ile gece derslerinde okur-yazarlık ve yeni alfabe kursları açmıştır. Halk sağlığı konularına eğilmişler, bir spor kulübü oluşturmanın yanı sıra, Ödemiş’te ilk spor kulüpleri olan Altınova ile Menderes’in kurulmalarını özendirmişlerdi. Sosyal psikolojinin kurucu ismi Muzaffer Şerif Başoğlu (1906-1988), 1927 yılı Türk Ocakları IV. Genel Kurultayı’nda Ödemiş’i temsil etmiştir.

1927-28 yılları arasında en yüksek Ocak bütçeleri arasında İzmir Türk Ocağı ile birlikte ile Ödemiş Türk Ocağı (17.884 lira) öne çıkmıştı. Ödemiş’in bütçesi İstanbul Türk Ocağı bütçesine yakındı. Ödemiş Türk Ocağı’nın önemli bir ekonomik güce sahip olduğu anlaşılmaktadır. Nitekim, Ödemiş Ocağı mal varlığı açısından çok zengindi. 1931 yılı kayıtlarında beş adet tapulu gayrimenkulü vardı: 15 bin liralık ocak binası, 50 bin lira bedel takdir edilen sinema binası, 1.500 ve 500 liralık sinema yanında iki arsa (günümüz Ziraat Bankası), 5 bin liralık depo ve çarşıda 500 liralık arsa.

1930 yılında Serbest Cumhuriyet Fırkası (SCF) kurulduğunda, Cumhuriyet Halk Fırkası’nın ilkelerini savunacak en önemli sivil toplum kuruluşu Türk Ocakları’ydı. Örgütün 250’yi aşkın şubesi ve 30 bin kadar da üyesi bulunuyordu. Ancak, bazı Ocaklar; özellikle İzmir Türk Ocağı Serbest Fırka’ya çok yakınlaşan şube idi. Ocakların SCF’ye olan yakınlığı, iktidarın gözünde onu potansiyel bir muhalefet alanına dönüştürünce, Türk Ocakları kapatılarak, 1931’de Cumhuriyet Halk Partisi’ne katılmasına karar verilmiştir. Türk Ocakları yerine 13 Şubat 1932’de Halkevleri açıldı.

(Yüzde 100 Bülten 49 / 07.06.2021)