• Per. Eki 21st, 2021

Ödemiş’in İlk ve Tek Kültürel Çıkış Noktası!

MÜNEVVER ÖZDEMİR

Byadmin

Tem 5, 2021

Münevver Özdemir 1922’de İstanbul’da doğdu. 35 yıl ilkokul öğretmenliği
yaptı. Ödemiş’te Cumhuriyet ve Zafer İlkokullarında çalıştı. Esi Lütfü
Özdemir –çerçeveli resimde- 1917’de Musul’da doğdu. 1948-1949
yıllarında Ödemiş Ortaokulu’nda ağabeyim M. Zeki Açıkalın’ın Türkçe
öğretmeniymiş. Ödemiş Lisesi’nin 1955 yılında eğitim ve öğretime
başlaması üzerine lisede edebiyat öğretmeni ve müdür yardımcısı olarak
görev yaptı. 50’li yılların sonunda bizim de edebiyat öğretmenimizdi
Lütfü Bey. Güzel şiir okurdu. Son derece disiplinli ve sert bir
öğretmen ve yönetici idi. 1984’te yitirdik edebiyat öğretmenimizi.

Kız kardeşim Yıldız Barış’ın 5 yıl ilkokul öğretmeni olduğundan ve
öğretmeninden her zaman söz ettiğinden, Ödemişliler projem için
birlikte gitmiştik İzmir, Nokta Durağı’ndaki evine. Yıl 2002 idi.
Münevver öğretmen kapıyı açtığında güler yüzünü hemen tanıdım. 80
yaşında olmasına karşın bir canlılık, içtenlik vardı yüzünde. Edebiyat
öğretmenimiz Lütfü Bey ile çekilmiş bir fotoğrafını görünce, onu da
kullanmak istedim portresinde. Evlendikleri yıllarda çekilmiş olmalı
fotoğraf. İkisi de genç, güzel ve yakışıklı görünüyordu…

Münevver öğretmen Zafer İlkokulu’na atandığı 1953 yılında öğretmeni
olmuş kardeşimin ve 1958’de okulu bitiresiye değin sürdürmüş
öğretmenliğini. Kardeşim Yıldız’dan anlatmasını istedim öğretmenini. “
O yıllardaki zarifliği gözümün önünde,” dedi ve anlattı, “ Tek parça
önden düğmeli, erkek yaka, bedenine oturan bir öğretmen giysisi vardı.
Siyah renkli bu giysisinde 5’er santim aralıklı beyaz ince çizgiler
vardı. Disiplinliydi, ama sert değildi. Necmiye öğretmen daha sertti.
Benim  yazım çok güzel olduğundan beni evine çağırıp karneleri
yazdırıyordu. Mehmet adında bir oğlu ve Sevgi adında bir kızı vardı.
Genellikle görümcesi bakıyordu çocuklarına. Seyrek de olsa Mehmet ve
Sevgi ile oyunlar oynadığımı anımsıyorum.”

“ Yıllar sonra esim Adil Barış, İzmir Narlıdere Şubesi’ne atanınca,
İzmir’de yaşadıklarını duyduğum öğretmenimi ziyaret etmek istedim.
Adresini telefon rehberinde aradım. Üç tane Münevver Özdemir vardı.
Üçüncüsü benim öğretmenim çıktı. Telefon edip ziyaret etmek istediğimi
söyledim. Çok sevindi, adresini verdi. Sınıf arkadaşım Şükran
Kısabacak ortaokul öğretmeni olmuş, Balçova’da oturuyordu. Ona da
haber verdim, birlikte gittik öğretmenimizi ziyarete. Kapının zilini
çaldık. Beni görünce, ‘Yıldız, sen misin?’ diye sorunca, ‘Nasıl
tanıdın?’ dedim. ‘Gözlerinden tanıdım’ dedi. Uzun uzun sohbet ettik.
İzmir Alsancak Devlet Demiryolları Müze ve Galerisi’nde açtığım resim
sergime de geldi. Ziyaretlerimizi sürdürdük. Öğretmenler Günü’nde hep
gittik. Bayramlarda da hep arıyorduk. Ayni apartmanın alt katında kızı
Sevgi oturuyormuş. Lise öğretmeni olmuş. Bir ara arayamadım. İzmir’e
yine dönünce aramak istedim. Telefonu açan kişi, öğretmenimin vefat
ettiğini söyledi. Çok üzüldüm, çok… Çok sevdiğim bir öğretmendi, çok
kibardı…”