• Per. Eki 21st, 2021

Ödemiş’in İlk ve Tek Kültürel Çıkış Noktası!

BİRGİLİ DERVİŞZÂDE AYŞE HANIM – II

Byadmin

Nis 6, 2021

Ayşe Hanımın babasını kaybetmesini müteakip İzmir’in hatırı sayılır zengin kadınlardan biri haline geldiğini söylemek mümkündür. Ticaretin merkezi durumundaki Kasap Hızır Mahallesi’nde, babasına ait görünen ve onun adıyla da anılan Fazlıoğlu Hanı’nın yarısı kendisine miras kaldı. Hemen her iş koluna mensup esnafın yer aldığı bu muhitte kirada işleyen dükkânları vardı ve 5’i han çevresinde olmak üzere 7 dükkânın yarı geliri kendisine aitti. Sahilde Osman Paşa Sarayı denilen iki katlı büyük konak ile Hasan Hoca Mahallesi’ndeki 3 ev, onun kiraya verdiği diğer mülkleriydi. Keza sahildeki sabunhaneler civarında bir sabunhane atölyesi gelir getiren işletmelerindendi. Şehrin diğer varlıklı aileleri gibi kendisinin de şehir çevresinde ve kırsalında zeytin bahçeleri bulunmaktaydı. Nitekim Sancakburnu Kalesi etrafında 370, Ayasefid Nahiyesi ’ne bağlı Kirizman ’da 117, Hamzaoğlu’nda 88,

Paşaalanı civarında da 90 kök olmak üzere sadece vakfettikleri arasında 665 zeytin ağacı vardır.[1]  Sahip olduğu mülkler ile ticaret hayatının içinde yer alan Ayşe Hanım, bu mülklerin geliriyle yeni işletmeler açtı. Kemeraltı sahilindeki limanda, sonradan inşa edeceği medresenin bitişiğinde kendisinin işlettiğini düşündüğümüz iki kapılı, tek katlı bir han ve hanının önüne, gemilerin demirleyeceği bir iskele yaptırdı.[2] Medresenin, bugünkü camiyi de içine alan bir alanda olduğu düşünülürse han da buranın sahil tarafında inşa edilmiş olmalıdır. 

Ayşe Hanım, Konak meydanında bir cami ve medrese yaptırmıştır. Konak Meydanı’nın tarihi süreçte geçirdiği hızlı değişimler hanın izlerini de aynı hızla ortadan kaldırmıştır. Medresenin o dönemdeki mevcut haliyle bünyesinde depo olarak kullanılan 15 mahzen, 1 kahvehane, 1 kenif ve yeteri miktar avluyu barındırdığını belirtmekte fayda vardır.[3] Ayşe Hanım, evrakların önemli bir kısmında diğer vakıf kuran kadınlar gibi çoğu zaman ismi üzerinden tanımlanmış, yani Ayşe Hanım olarak kaydedilmiştir. Medrese kitabesinde “Mehmed Paşa Hazretlerinin Kerimesi” kaydı yer almaktadır. Vakfa dair kayıtlar, Ayşe Hanım üzerinden Osmanlı toplum hayatında yönetici sınıfına mensup kadınların yaşamına ve hayır faaliyetlerine ışık tutmaktadır. Bir taraftan sahildeki iç limanda ticaretle meşgul olarak bizzat iskele ve han yaptıran Ayşe Hanım, diğer yandan devrin ulema ve müderrisleriyle iyi ilişkiler geliştirerek çevresindeki eğitim faaliyetlerini yakından takip etti. Vakfiye kayıtları onun Nakşibendî’ye tarikatına gönül verdiğini açıkça ortaya koyduğu gibi çok yönlü bir hayır anlayışına sahip olduğunu da göstermektedir. Nitekim medrese ve camideki hizmetlerin yanı sıra şehirdeki diğer bazı medreselerin talebe ve müderrislerine kaynak ayırması, Haremeyn Evkafı’na her sene para göndermesi, Ramazanda iftar sofraları kurması, kurban bayramlarında fakirlere dağıtılmak üzere kurban kestirmesi, yaygın bir gelenek olarak kandilde mevlid okutması ve azad ettiği kimselere sonraki yaşantıları için vakıftan maaş bağlaması onun hayır algısının zenginliğini yansıtmaktadır. Mescid ve medrese binasının Osmanlı sonuna kadar hizmetlerine devam etmesi, vakfı idare edenlerin özverili emekleri ile mümkün olabildi. Konak Meydanı’na inşa edilen askeri kışla vakfa gelir getiren mülkleri ve etrafındaki çoğu binayı ortadan kaldırılmasına rağmen Yalı Cami ve medresesi ayakta kaldı. Hükümet konağının yapım sürecinde çevresini düzenleme ihtiyacıyla, yıkılmış olan camiinin yeri değiştirilerek tekrar inşa edildi. 20. yüzyıl başlarına kadar ikisi bir arada olan yapılardan medrese binası, dönemin İzmir valisi Rahmi Bey tarafından istimlâk edilerek yıktırıldı. Tahrip olan cami ise aynı dönemde restore edilerek günümüze kadar varlığını korumuş oldu.[4]                                     

Bu zor günleri birlikte aşmak için maske, mesafe ve temizliğe dikkat edelim. Sağlıklı günler diliyorum hoşcakalın.


[1] VGMA, 739, 51- 28/1.

[2] VGMA, 2987, 9-0.

[3] VGMA, 739, 51-28.

[4] Taş, Cihannüma Tarih ve Coğrafya Araştırmaları Dergisi, Sayı V/1 – Temmuz 2019, 33-64

İlgili Haberler